• Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı ve Karbondioksit
    İklim Değişikliği

    Facebook Grubuna KATIL

    İki yıl önce dünya, Paris’te 2015 yılında yapılan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda sanayi devriminden öncesi ve sonrası arasındaki sıcaklık farkının 2oC’yi geçmeyeceğini taahhüt etmişti. 2 yıl sonra bu sene Bonn’da yapılan konferansta ise Donald Trump’ın Amerika’yı anlaşmanın gerisine çekme kararı gibi terslikler ve anlaşmazlıklar gerçekleşti.

    Paris anlaşmasının, atmosferde bulunan yüksek dozda CO2’i uzaklaştırmak için bir yöntem bulacağı beklenmektedir. Ancak hiçbir bir gerçekçi senaryoda sıcaklık artışını sınırlandırmak veya durdurmak için toplam sera gazı stokunu muhafaza etmek yani gaz yayılımları durdurmak yeterince hızlı olamamaktadır.

    İklim değişikliği üzerine hükümetler arası panelde 116 modelden 101 adeti 2oC’lik bu hedefi korumak amacı ile havadaki karbonu uzaklaştıracak yöntemleri tartışmıştır. Medyan IPCC modeline göre 2100 yılına kadar uzaklaştırılacak olan 810 milyar ton karbondioksit, bugünün oranları ile dünyanın 20 yıl içerisinde üreteceği karbondioksite eşittir (yazıya git). Karbondioksiti havadan yakalayıp toprağa depolayan elektrik santrali ve endüstriyel tesisler çok azdır. Bu yaklaşım ileri vadede etkili ve küçük skalada geçerlidir. Bir yılda sadece bir kaç milyon ton CO2 yakalaması yapabilmektedir.

    Peki ne gibi önlemler alınabilir?

    • Seçeneklerden biri daha fazla orman alanlarını çoğaltmak veya yüzeysel toprak işleme yerine tarlaların pulluk ile derin sürülmesi olabilir (böylece toprak daha fazla CO2 yakalar ve tutar).
    • Diğer bir seçenek ise karbonun yakalayıp biokütle yakan güç santralleri için depolamaktır. Yani bitkiler veya ağaçlar tarafından emilen karbonu muhafaza edip güç santrallerinde kullanmaktır.
    • Karbonun, kimyasal filtre kullanılarak direkt olarak havadan yakalanması ve depolanması gibi fantezi fikirler de mevcuttur.
    • Dahası minerallerin toprak ya da denizin dibine gömülüp uzun yıllar sonrası doğal süreçler ile CO2’yi karbonat taşına dönüşmesi sağlanabilir.

    Tüm bu teknolojilerin bahsedilen işleri şuanda yapıp yapamayacağı bilinmemektedir. Tüm bunlar pahalı ve henüz kanıtlanmamış yöntemlerdir. Bununla birlikte düşük karbonlu teknolojileri araştırmak için bir yılda kabaca 15 milyar dolar kullanılmaktadır. Bu yatırımın daha da fazla artması gerekmektedir.

    CO2 için büyük bir pazar vardır ve bu durum atmosferden CO2 yi söküp almak için ekstra teşvik edici olmaktadır. Ancak bu imkânın kullanımı hala kısıtlıdır. Eğer pazar teşvik edici bir imkân sağlayamıyorsa, bu imkânı hükümetin sağlaması gerekmektedir.

    Sonuç olarak artık Donald Trump yönetimindeki Amerika, sera gazlarının atmosferde azaltılması hakkında bir katkıda bulunmayacak ki zaten bu problem Amerika’nın katkısı ile de çözülmeyecektir. Birçok zengin ülke ufak olsa da kendi önlemlerini gelişmekte olan ülkelere göre daha fazla almaktadır. İşin aslı karbondioksitin havadan alınması daha az sera gazı yayılımı sağlayan bir alternatif değildir. Eğer politikacılar bu konuyu ciddiye almazlarsa, Paris panelinde verilen sözler içi her zamankinden daha boş olacaktır.

    Yazan: Uğur ÇAKALOĞULLARI

    KAYNAK

    https://www.economist.com/news/leaders/21731397-stopping-flow-carbon-dioxide-atmosphere-not-enough-it-has-be-sucked-out