• Enerji Boru Hatları ve Tarım
    Tarımsal Sorunlar

    Facebook Grubuna KATIL

    Hangi tür enerjiyi kullandığımız fark etmeksiniz her birimiz günlük yaşamımızda enerjiyi kullanıyoruz. Kullandığımız bilgisayarların çoğunlukla plastikten yapılması, araçlarımızın depoları, evlerimizi ısıtmak için nispeten temiz doğal gazı kullanıyorsak ve ürünlerimizi bunlardan koruyabiliyorsak neden yeni enerji hatlarına karşı olalım?

    Bu konuyu tarımsal üretim üzerinden Tarım Arazisi Rezervine etkilerini inceleyelim.

    Yeni bir alış veriş merkezi, park yeri, yeni konut projesi gibi kentsel gelişimler önceden tarım alanı olan yerlere yapılmaktadır. Devletler gelişim için tarımsal alanları kullanıma açmak istiyorlar. Enerji hatları toprağın altına gömülecek sonra biz toprağımızda her zaman ki gibi çalışmaya devam edebileceğiz. Peki gerçekten öyle mi? Hayır. Boru hatları inşa edildiklerinde toprağı karıştırırlar bundan dolayı toprakta sarkma ve sıkışmaya neden olduğu izlenmiştir. Meraklı biriyseniz Google Earth’e gidip 1950’lerde tarım arazilerine kurulmuş boruları açıkça gösteren fotoğrafları bulun, evet toprak hasarının halen devam etmekte olduğunu göreceksiniz.

    Ayrıca boru hatlarının sürtünme yoluyla çevrelerinde ki zemini ısıtıp yukarıda ürünlerin büyümesini hızlandırdığını belirtmeliyim. Şimdi ürününüzün altında böyle bir boru olduğunu ve ürününüzün hızla olgunlaştığını düşünün hasat zamanı bir çok kaybınız olacaktır.

    Günümüzde çevre kanunları ve kuralları işletmelerin çiftlik arazileri üzerinde ki etkisini azalmak için her türlü çabayı göstererek hazırlanması gerekmektedir. Nüfus ve yüksek kaliteli gıda talebi arttıkça, Dünyada ki kaliteli tarım arazileri hızla tükenmekte; sonuç olarak tarım alanlarımızı savunmazsak tüm toplum kaybeder.

    Çiftlik arazimizi ailemizin gelir kaynağını ve yaşadığımız çevreyi korumak için ne yapmamız gerekiyor? Bir şirket mülke girmeden önce uygun bir sözleşmenin müzakere edilmesi gerekiyor. Ulusal enerji kurulundan bir yetkiliyi bu sözleşmeye dahil etmek gerekmektedir. Ülkemizde bu konu ile ilgili çevre yönetmeliğinde maddeler bulunmaktadır.

    Bu maddeler:

    • Güzergâhın belirlenmesinde, çevresel anlamda önem arz eden ormanlar, sit alanları, sulak alanlar, koruma statüsü olan alanlar, biyolojik çeşitlilik açısından önem arz eden ekosistemler, kıyı ve sahil şeritleri ile özellikle verimli tarım arazilerinin seçilecek güzergâh üzerinde olmamasına dikkat edilir.
    • Ham petrol boru hatlarının önceden verilen güzergâh şeridi üzerinde boru hattına zarar verecek şekilde köklü bitki ve ağaç dikilmemesi koşulu ile ekin ve benzeri tarımsal faaliyet yapılmasına müsaade edilebilir. Ancak tarımsal alanlarda anız yakılmasına müsaade edilmez. Mevcut ağaçlandırılmış alandan boru hattı geçirilmesinin zorunlu olduğu durumlarda ağaç gövdesi ile boru hattı kanal kenarı arasındaki mesafe en az 5 metre olmalıdır.
    • Şuan Dünya nüfusu 7 milyarın üzerinde bunun 2050’de 9 milyar kişi olacağı tahmin ediliyor. Enerji olarak petrol ve gaz kaynaklarını kullanıyoruz. Gaz ve petrol ürünlerini kullanıp onlara hayır dersek iki yüzlü oluruz.Asıl sorun ulusal enerji kurumlarının ve enerji şirketlerinin tarım arazilerinin aldığımız nefes içtiğimiz su kadar önemli olduğunun farkına varmasıdır.

     

    Yazan: Gizem ÇİVİ

    KAYNAK

    http://modernagriculture.ca/energy-pipelines-and-agriculture-how-much-do-we-stand-to-losegain/